Akbük hakkında

Akbük, Muğla’nın merkez ilçesi olan Menteşe’ye bağlı Türkiye’nin en güzel denizine sahip koydur. Sarnıç Mahallesine bağlı koyda çeşitli kamp alanları ve butik oteller bulunmaktadır.

Akbük Koyu, doğa tutkunlarının tercih ettiği en gözde noktalardan biridir. Gökova Körfezi’nin kıyısında yer alan bu koy, Muğla’nın en göz alıcı doğal zenginliklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Berrak ve sakin denizi, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Akbük Koyu çevresinde, tarihi kalıntılar da bulunuyor, bu da bölgeyi tarih severler için ilgi çekici kılıyor. Eşsiz manzarası ve temiz havasıyla dikkat çeken koy, aynı zamanda kamp yapmayı sevenler için mükemmel bir yerdir. Muğla, birbirinden güzel koylarıyla ünlüdür ve Akbük Koyu, bu güzelliklerden yalnızca biridir. Akbük hakkında bilmeniz gerekenleri bu yazıda derledik;

Akbük’e nasıl gidilir?

Akbük Koyu’na üç farklı yoldan gidebilirsiniz.

  1. Akyaka’dan gidiş: En sık kullanılan güzergahtır. Akyaka-Akbük arası 25 km’dir. Sahil şeridini takip eden yol virajlı olduğu için dikkatli olmalısınız.
  2. Yerkesik Mahallesinden gidiş: Özellikle İzmir ve İstanbul’dan Akbük’ü ziyaret edeceklerin kullanmasını tavsiye ettiğimiz güzergahtır. Muğla Otogarının arkasında bulunan yolu kullanarak Yerkesik – Sarnıç Mahallesinden geçtikten sonra Akbük’e ulaşabilirsiniz. Muğla merkez ile Akyaka arası bu güzergahta 40 km’dir. Az bilinen bir güzergaha sahip olduğu için lütfen hız yapmayın.
  3. Ören’den gidiş: Bodrum-Milas tarafındaysanız ve Akbük’ün eşsiz güzelliğine tanıklık etmek istiyorsanız Mumcular – Çökertme – Ören – Akbük güzergahını kullanabilirsiniz.

Akbük Koyu’na ulaşmak için hangi yolu tercih ederseniz edin, vardığınızda tüm yorgunluğunuzu geride bırakacak, sadece bu eşsiz doğal güzelliklerin keyfini çıkaracaksınız.

Akbük haritası

Akbük’ün denizi nasıl?

Akbük Koyu’nun denizi, sığ ve dalgasız yapısıyla dikkat çeker, bu sayede suyun dibini net bir şekilde görebilirsiniz. Plajı ise kum ve çakıl karışımından oluştuğundan, denize girmeden önce deniz ayakkabısı kullanmanız faydalı olacaktır.

Akbük Koyu’nun denizi, yaklaşık 10 metreden sonra hızla derinleşir. İlk 10 metrelik bölge ise çocuklar için güvenli bir yüzme alanı sunar. Ayrıca, bölgede deniz kestanesi bulunmadığı için rahatça yüzebilirsiniz.

Bir ipucu verelim; Akbük’te, Azmak Nehri’nin denize karıştığı soğuk su bölgesi yer alıyor. Akbük Plajı’na girişteki küçük köprünün civarına yüzdüğünüzde, sıcak ve soğuk suyun karıştığı bu özel alan, yaz aylarında inanılmaz bir keyif sunuyor.

Eğer Akbük Koyu’nda kalabalıktan uzaklaşmak isterseniz, koyun sonuna doğru yürüyüp İtfaiye Koyu‘na geçebilirsiniz. Burada daha sessiz ve sakin bir ortam bulabilirsiniz.

Akbük Plajı ücretli mi?

Akbük Plajına giriş ücretsizdir. Erken saatlerde gölgelik alanlara masa ve sandalyenizi kurabilirsiniz. Bunun yanında işletmelere ait şezlong ve şemsiyeleri de ücreti karşılığında kullanabilirsiniz. Akbük’e araç girişi yasaktır. Yalnızca Akbük’ün içinde bulunan bazı işletmelere ait müşteriler araçla girebilmektedir. Blue Parrot Butik Otel’in misafiriyseniz eğer Akbük’e girişte bunu belirterek ücretsiz geçiş yapabilirsiniz. Günübirlik gelen turistler ise araçlarını girişte bulunan otoparka koymak zorundadır. Otopark ücretlidir.

Akbük Koyu Yeme İçme

Gün boyu açlığınızı gidermek için Akbük’teki balık restoranlarında, bölgeden taze olarak çıkarılan balıkları ve deniz ürünlerini gönül rahatlığıyla tadabilirsiniz. Ayrıca, gözleme, tost, pizza ve hamburger gibi çeşitli atıştırmalık alternatifleri de mevcut.

Akyaka ile kıyaslandığında, Akbük’te mekan ve ürün çeşitliliği biraz daha sınırlıdır. Ancak, burada alışveriş yapabileceğiniz yerel bir market de bulunmaktadır, bu da ihtiyaçlarınızı karşılamak için oldukça pratik bir seçenek sunar.

Akbük’te farklı bir deneyim: trekking

Akbük, muazzam manzaralar ve zorlu parkurların birleştiği bir yürüyüş deneyimi sunuyor. Toplamda 21 kilometre uzunluğunda olan bu parkur, yaklaşık 8 saat süren etkileyici bir yürüyüş vadediyor. Akbük’teki konaklama yerimizden başladığımız yürüyüş, ilk 7 kilometrede 700 metre yükseliyor. Yokuş oldukça dik olsa da, yolun doğası ve geride bıraktığımız manzara, bu zorluğu oldukça keyifli hale getiriyor. Yükseldikçe, Akbük’ün adının anlamını daha iyi kavrayabiliyoruz. Plajdaki bembeyaz taşlar, adeta doğanın sanat eseri gibi yerleştirilmiş.

İlk tırmanışı tamamladıktan sonra, zeytin bahçeleriyle çevrili mahallelerden geçiyoruz. Bu alanlarda limon ve portakal ağaçları da yol boyunca bizlere eşlik ediyor. Yokuşu aştıktan sonra, yaklaşık 4 kilometre daha yürüyerek Sarnıç Köyü’ne ulaşıyoruz. Burası güzergah üzerindeki son yerleşim yeri. Buradan sonra parkur, hafif çıkışlarla devam ediyor ve eski kervan yolları boyunca ilerliyoruz. Yol, devasa çam ağaçlarının arasında devam ederken, 16. kilometrede bizi dimdik bir tepeye çıkarıyor. Bu noktadan Gökova ve Datça neredeyse bir el uzatma mesafesinde görünüyor. Aşağıya bakınca, inişin nasıl olacağı konusunda endişe duymak normal olsa da, eski kervan yolu olması nedeniyle bu iniş oldukça güvenli. Yol, kıvrıla kıvrıla devam ederken, manzara hiç bozulmadan bize eşlik ediyor.